
Otolog Dolgu Nedir?
Otolog dolgu, kişinin kendi kanı veya yağından elde edilen doğal içeriklerle yapılan biyolojik dolgu işlemidir.
Bu işlemde dışarıdan herhangi bir kimyasal madde kullanılmaz, bu da alerji riskini minimuma indirir. Kişinin kendi hücreleriyle yapıldığı için vücut tarafından kolayca kabul edilir. Genellikle yağ dokusu kullanılarak cilde hacim kazandırma, gençleştirme ve doku yenileme amaçlanır. Otolog dolguların en önemli avantajı hem doğal olması hem de ciltte iyileştirici etki göstermesidir. Cilt daha dolgun, sağlıklı ve canlı görünür.
Otolog Dolgu Nasıl Yapılır?
Otolog dolgu, kişiden alınan yağ veya kanın özel işlemlerle hazırlanıp dolgu olarak enjekte edilmesiyle yapılır.
Öncelikle hastadan kan veya yağ örneği alınır. Yağ dolgusu tercih ediliyorsa, alınan yağ filtrelenir ve saflaştırılır. Elde edilen biyolojik dolgu, cilt altına ince iğnelerle enjekte edilir. İşlem lokal anesteziyle, genellikle 30-60 dakika içinde tamamlanır. İyileşme süreci hızlıdır, etki süresi uzun ve doğaldır. Aynı zamanda ciltte yenilenme sürecini de başlatır.
Otolog Dolgu Hangi Bölgelerde Kullanılır?
Otolog dolgu, yüz, göz altı, yanak, dudak, nazolabial bölge ve eller gibi hacim kaybı yaşanan alanlarda kullanılır.
Özellikle yüz kontürünü düzeltmek, kırışıklıkları azaltmak ve yaşlanma etkilerini hafifletmek için tercih edilir. Göz altı morlukları, elmacık kemiği belirginleştirme, dudak dolgunlaştırma gibi estetik amaçlarla da uygulanabilir. Bazı durumlarda boyun ve dekolte bölgelerinde de cilt yenileme için kullanılır. Doğal içeriği sayesinde hassas bölgelerde bile güvenle uygulanabilir.
Otolog Dolgu ile Hyaluronik Asit Dolgu Arasındaki Farklar
Otolog dolgu kişinin kendi dokusundan, hyaluronik asit dolgular ise laboratuvar üretimi biyolojik jelden elde edilir.
Otolog dolgu doğal olduğu için vücut tarafından daha iyi tolere edilir ve iyileştirici etkisi de vardır. Hyaluronik asit dolgular ise daha hızlı sonuç verir, ancak zamanla tamamen emilir. Otolog dolgu daha uzun ömürlüdür ve hücre yenilenmesini tetikler. Hyaluronik asit dolgu genellikle yüzeysel ve geçici dolgunluk sağlarken, otolog dolgu hem hacim kazandırır hem cilt kalitesini artırır. Cilt tipi ve beklentiye göre seçim yapılmalıdır.
Otolog Dolgu Kalıcı mı?
Otolog dolgu, vücut tarafından kısmen emilse de uzun vadede kalıcı etki sağlayabilen doğal bir dolgu yöntemidir.
Yağ dokusundan elde edilen dolgularda hacmin bir kısmı zamanla eriyebilir, ancak kalan doku ciltle bütünleşerek uzun süre kalıcılığını koruyabilir. Kalıcılık süresi kişiye, uygulanan bölgeye ve kullanılan yönteme bağlı olarak değişir. Genellikle 1 yıldan uzun süren etkiler gözlemlenir. Gerekirse ek seanslarla sonuçlar desteklenebilir.
Otolog Dolgunun Avantajları Nelerdir?
Otolog dolgu, doğal yapısı, düşük alerji riski ve cilt yenileyici etkisiyle öne çıkan güvenli bir estetik uygulamadır.
Kişinin kendi dokusundan elde edildiği için vücut tarafından kolayca kabul edilir. Alerjik reaksiyon veya doku reddi riski yok denecek kadar azdır. Aynı zamanda cilt altındaki kolajen üretimini tetikleyerek gençleştirici bir etki sağlar. Yüz, eller ve göz altı gibi hassas bölgelerde güvenle uygulanabilir. Dolgunun yanı sıra cilt kalitesini artırır, uzun süreli doğal sonuçlar sunar.
Otolog Dolgu Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Otolog dolgu sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır ve birkaç gün içinde normal yaşama dönülebilir.
İşlem sonrası hafif şişlik, morluk veya hassasiyet görülebilir, ancak bu etkiler kısa sürede azalır. Uygulanan bölgeye buz kompresi yapılması ve başın yukarıda tutulması iyileşmeyi hızlandırır. Cilt tipine göre değişmekle birlikte genellikle 2-3 gün içinde görünüm doğal hale gelir. Ağır egzersiz ve aşırı sıcak ortamlardan bir süre kaçınılmalıdır. Doktorun önerdiği bakım yönergelerine uyulması süreci konforlu geçirmenizi sağlar.
Kimler Otolog Dolgu Yaptırabilir?
Otolog dolgu, cildinde hacim kaybı, kırışıklık veya yenilenme ihtiyacı olan 18 yaş üstü herkese uygulanabilir.
Doğal ve alerji riski düşük bir yöntem olması nedeniyle birçok kişi için güvenli bir seçenektir. Özellikle yüz hatlarında yumuşama, göz altı çöküklüğü veya dudak çevresinde hacim kaybı yaşayan bireyler için idealdir. Cilt kalitesini artırmak ve gençleşmek isteyenler de bu işlemi tercih edebilir. Kanser, aktif enfeksiyon veya ciddi sağlık sorunu olan kişilerde uygulama öncesi mutlaka doktor onayı alınmalıdır.
Otolog Dolgu Riskli mi? Yan Etkileri Var mı?
Otolog dolgu, genellikle güvenli olsa da enjeksiyon bölgesinde geçici yan etkiler görülebilir.
Kişinin kendi dokusundan elde edildiği için alerji riski oldukça düşüktür. Ancak işlem sonrası bölgede morarma, şişlik, kızarıklık veya geçici hassasiyet oluşabilir. Nadiren yağın tutunmaması, hacim kaybı veya asimetrik görünüm gibi sorunlar yaşanabilir. Deneyimli bir uzman tarafından uygulandığında bu riskler en aza iner. Uygulama öncesi steril koşullara, sonrası ise bakım talimatlarına dikkat edilmelidir.
Otolog Dolgu Fiyatları 2026
2026 yılında otolog dolgu fiyatları, işlemin içeriğine ve uygulama merkezine göre 6.000 TL ile 15.000 TL arasında değişmektedir.
Fiyat; kullanılan materyalin (kan veya yağ), hazırlık süreci, uygulama bölgesi ve uzmanlık seviyesine göre farklılık gösterebilir.
Sık Sorulan Sorular
Otolog Dolgu Ne Kadar Kalıcıdır?
Otolog dolgu, vücuda uyum sağlayan kısmıyla uzun süre kalıcı sonuçlar sunar.
Yağ dokusu ile yapılan dolguların ortalama %40-60’ı kalıcı olabilir ve kalan doku vücuda entegre olur. Kalıcılık süresi kişiden kişiye değişse de 1 yıldan uzun etkiler mümkündür. Yaşam tarzı, cilt yapısı ve kilo değişiklikleri bu süreci etkileyebilir. Uzman kontrolünde yapılan işlemler daha başarılı ve kalıcı sonuçlar verir.
Otolog Dolgu Acı Verir mi?
Otolog dolgu işlemi lokal anesteziyle yapıldığından işlem sırasında ciddi bir ağrı hissedilmez.
Kan veya yağ alımı sırasında hafif rahatsızlık hissedilebilir, ancak uygulama esnasında konfor sağlanır. İşlem sonrasında enjeksiyon bölgelerinde birkaç gün sürebilen şişlik, morluk veya hassasiyet olabilir. Bu etkiler buz uygulaması ve doktorun önerdiği bakım ile hızla azalır. Genel olarak acısız ve tolere edilebilir bir işlemdir. Korkmadan yaptırılabilecek estetik uygulamalar arasında yer alır.
Otolog Dolgu Sonrası Şişlik Olur mu?
Otolog dolgu sonrası enjeksiyon bölgelerinde hafif şişlik oluşması oldukça yaygındır ve genellikle geçicidir.
Şişlik genellikle işlemin hemen ardından başlar ve birkaç gün içinde azalır. Bu durum, cildin iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır. Buz uygulaması, yüksek yastıkla uyuma ve alkol-sigara gibi tetikleyicilerden uzak durma şişliğin çabuk inmesine yardımcı olur. Nadiren daha uzun süren ödem durumlarında doktor kontrolü gerekebilir. Genellikle 3 ila 7 gün içinde şişlik tamamen geçer.
Yağ Dolgusu ile Otolog Dolgu Aynı Şey mi?
Yağ dolgusu, otolog dolgu türlerinden biridir ve kişinin kendi vücut yağının kullanıldığı doğal bir yöntemdir.
Otolog dolgu, kişinin kendi dokusundan elde edilen dolgu anlamına gelir ve bu doku yağ, kan veya kemik iliği olabilir. Yağ dolgusu bu yöntemin en sık tercih edilen şeklidir. Dolayısıyla her yağ dolgusu otolog dolgudur ama her otolog dolgu yağ dolgusu değildir. Her iki yöntem de doğal içerikli olduğu için alerji riski taşımaz ve uzun vadeli etki sağlar.
Otolog Dolgu Her Cilt Tipine Uygulanabilir mi?
Otolog dolgu, doğal yapısı sayesinde çoğu cilt tipi için güvenli ve uyumlu bir uygulamadır.
Kendi dokusundan elde edildiği için alerji, reddetme veya tahriş riski oldukça düşüktür. Hassas, kuru, karma veya yağlı ciltlerde güvenle uygulanabilir. Ancak aktif enfeksiyonu olan, ciddi cilt hastalıkları bulunan ya da bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde dikkatli olunmalıdır. Uygunluk değerlendirmesi mutlaka uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır. Bu, işlemin başarısı ve güvenliği açısından önemlidir.
Otolog Dolgu Kaç Seans Yapılmalı?
Otolog dolgu işlemi genellikle tek seansta uygulanır; ancak istenen etki için 1-2 ek seans gerekebilir.
İlk uygulamadan sonra ciltteki dolgunluk ve yenilenme gözlemlenir. Enjekte edilen yağın veya plazmanın bir kısmı vücut tarafından emilebileceği için gerekirse 4-6 hafta sonra ek seans planlanabilir. Bazı kişilerde tek seans yeterli olurken, daha kalıcı hacim isteyenlerde seans sayısı artabilir. Seans planlaması kişisel ihtiyaçlara ve uygulama yapılan bölgeye göre şekillendirilir.